bilimveteknik.com

Bilim ve Teknik



warning: mysql_num_rows(): supplied argument is not a valid MySQL result resource in /home/ateknik/domains/bilimveteknik.com/public_html/includes/common.inc(1696) : eval()'d code on line 11.
Bilim ve Teknik

Anadolu yapı medeniyetini araştıran arkeologlar, binlerce yıldır ayakta kalan tarihi yapıların temellerinde deprem sönümleme sistemlerinin uygulandığını belirledi. İlk uygulaması M.Ö. 1900'lü yıllara dayanan ve uygulandığı yapıların geçmişten bugüne hala ayakta kaldığı deprem izolatör sistemi ''Orthostat''ın, Kabe, Augustus Tapınağı, Süleymaniye Camisi ve Ayasofya Müzesi'nin temellerinde de kullan...ıldığı belirtiliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. yayınları arasında yer alan ''1453 İstanbul Kültür ve Sanat Dergisi''nin 11. sayısında, deprem izolatör sistemi ''Orthostat'' tüm yönleriyle ele alındı.

Amerikalı bilim adamları, elektrik kablosu kullanmadan bir cihaza enerji iletmenin yöntemini buldu.

Massachusetts Institute of Technology'de (MIT) yapılan araştırmada, elektrikli cihazlara kablo kullanmadan elektrik iletebilen bir sistem oluşturan bilim adamları, enerji kaynağından 2 metre uzaklıktaki 60 vatlık bir ampulü kablo olmaksızın aydınlatmayı başardı.

Buluşlarını Science dergisinde yayımlayan araştırmacılar, enerjiyi, biri ampulde, diğeri enerji kaynağında bulunan iki bakır bobin arasında elektromanyetik dalgalarla iletti.

MIT'den Profesör Marin Soljacic başkanlığında yürütülen araştırmada oluşturulan sisteme, kablosuz elektrik sözcüklerinden türetilen "WiTricity" adı verildi.

Prof Soljacic, bu yöntemle iletilen enerjinin bir dizüstü bilgisayarı çalıştırmak için gerekli olandan çok daha fazla olduğunu belirtirken, iletilen enerji miktarının artırılması için sistemin daha da geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Yazının başlığını oluşturan ve özgül gibi görünen konuya girmeden önce böyle bir konunun yaşam örgüsündeki yerine ve gerekçesine bakmakta yarar vardır. Konuyu kendi özgüllüğüne indirgemeden, içinde bulunduğu bütünlüğü görmeye ve aydınlatmaya çalışalım: Bilim, genel olarak neredeyse herkesin, yargılamadan ve sorgulamadan üstünlüğünü kabul ettiği bir olgu.

Peki nedir bu üstünlük, neden ve neye göre üstünlük? Böylesine bir üstünlüğü tanımlamak olası mıdır? Haklı olduğumuzu kanıtlamak için hemen bilimin arkasına sığınmamızın koşulları nedir? Böyle bir ideoloji yapılanmasının, tarihsel süreç boyunca toplumsal oluşumların eğitsel, ekonomik, siyasal, kültürel ve geleneksel yaşam etmenleriyle ilişkileri ne olmuştur? Bilimsel çalışmaların etik yanı var mıdır?

Bildiğimiz anlamda limit, türev, integral Öklid uzayında incelenir. Bize de bu şekilde öğretilmiştir. Ama Öklid uzayı dışında uzaylar da vardır. Riemann uzayı, Banach uzayı, Sorgenfery uzayı.vs. Genel anlamda bildiğimiz limit, türev, integral bu uzaylarda nasıl tanımlı olacak sorusuna cevap aranır. Tabii bunların yanında geometrik şekillerde de değişiklikler olur.

Güneş tutulması, Ay yeniay evresindeyken Dünya ile Güneş arasında bulunduğu zaman gerçekleşir. Bu durumda Güneş diskinin örtüldüğünü (tutulduğunu) ve Ay’ın gölgesinin yer yüzeyine düştüğünü görmekteyiz. Her 29.5 günde bir Ay yeniay evresinde bulunmasına rağmen ayda bir kez tutulma gerçekleşmemesinin nedeni; Ay’ın yörüngesinin, Dünya etrafında dolanırken belirli bir açıya sahip olmasından ileri gelmektedir. Dolayısıyla, yeniay evresinde Ay yörüngesi üzerinde hareket ederken Ay’ın gölgesi Dünya’nın ya üstüne ya da altına düşmektedir. Yılda en az iki kez Dünya-Ay-Güneş’in doğrultusu Güneş tutulmasına izin verecek biçimde konumlanmaktadır. Böylece, Ay’ın gölgesi Dünya yüzeyinin belirli bölgeleri üzerine düşer ve bu bölgelerde Güneş tutulması izlenebilir.

Tam Güneş tutulması olayında, Dünya ile Güneş arasına giren Ay’ın gölgesi, Dünya üzerinde belli bir bölgeye düşer.

Vinrumors sitesi Windows XP, Vista ve Windows 7′yi tehdit eden “0 gün açığı” iddiasını ortaya çıkardı. Tehdit, işlemci alt sisteminin Kernel modu dosyası olarak nitelendirilen win32k.sys sistem dosyasında yer alıyor.

Prevx firması çalışanı Marco Giuliani henüz bu açıktan yararlanan zararlı bir yazılımın olmadığını fakat açığın biran önce kapatılmasının gerektiğini yoksa kullanıcıların yeni güvenlik tehditine maruz kalıcağını söyledi.

İşin biraz daha teknik kısmına bakıcak olursak, açığın ortaya çıktığı API, girişe doğru bir şekilde onay vermiyor ve yığın taşması meydana getiriyor. Yani, bu durum kötü niyetli kişilerin kernel modu izinlerinden faydalanarak istedikleri bilgisayarlara girebilmesine olanak sağlıyor. Bu açık sistemlerin UAC yani Kullanıcı Hesabı Denetimi’ni otomatik olarak devredışı bıraktığından, Vista ve Windows 7 işletim sistemleride saldırılara açık hale geliyor.

Howstuffworks isimli sitede yer alan habere göre, 1950′lerde Ford firması, Ford Nucleon ismiyle bir konsept araba geliştirdi. Ford’a göre nükleer güçle çalışan araba tasarlanmıştı ve geleceğin nükleer reaktörlerinin daha küçük, güvenli, taşınabilir ve hafif olduğu varsayımına dayanıyordu. Arabanın arkasında bulunan güç kapsülü nedeniyle tasarım böyle adlandırıldı. Benzin istasyonlarının yerini şarj istasyonlarının alacağı ve aracın tek şarjla yaklaşık 8 bin 50 km yol gidebileceği belirtildi. Birçok konsept araba vakası gibi, Ford asla Nükleon’u inşa etmediği, bunun sadece normal arabanın yarısı büyüklüğünde bir model araba olduğu belirtiliyor.

Amatör gökbilimciler 400 yıldır keşifleriyle bilimadamlarına destek veriyor.

Bu gökbilimcilerden biri de Gus Johnson. Johnson, 1979 yılında keşfettiği super nova yıldızı ile astroloji tarihine geçti. Johnson’ın keşfettiği bu yıldız, bugüne kadar en fazla tartışılan ve araştırılan super nova yıldızı oldu.

Sony Vaio X Serisinden Süper İnce Notebook, Sony Vaio X Serisi Notebooklar hem çok ince ve zarif hem de windows 7 ile birlikte piyasada…

Geçtiğimiz ay Berlin’de gerçekleştirilen IFA Fuarı, 60 ülkeden 1.164 şirketin katılımıyla tamamlanmıştı. Bu yıl Sony firması’nın tanıttığı ürünlerden biri olan Vaio X serisi süper ince dizüstü bilgisayarlar, nihayet tüketiciyle buluşuyor. Kasası karbon fiber, klavyesi ise alümiyumdan üretilen Vaio X, 278 x 185 x 13.9mm ölçülerinde ve bataryasız yalnızca 655 gram ağırlığında. Şimdilik sınıfında hafiflik rekorunu elinde tutan X serisindeki her iki model de, 1366 x 768 çözünürlüğe sahip 11.1 inç büyüklüğünde ekranlarla geliyor. 2gb DDR2 bellek, VGA ekran çıkışı ve multi-touch pad, yine bu seride sunulan iki modelin ortak özellikleri. Windows 7 platformuyla satışa sunulacak 3G uyumlu X serisinde Memory Stick Duo- SD kart girişi, Ethernet ve USB girişleri (2 adet) bulunuyor.

20 yıl sonra yapılması planlanan Mars seyahati için şimdiden 400 kişi gönüllü oldu.

Haber, İnsanoğlunun Ay'a ayak basmasından bu yana yarım asırdan fazla zaman geçti. İnsanlık için dev olan o adımın sahipleri şimdiden tarihteki yerini aldı. Şimdi sıra ikinci dev adımda, hedef Mars...

NASA, Mars'a insan gönderme ve orada bir koloni kurma projesi için çoktan düğmeye bastı.

Bu yolculuğun yapılmasının zorunlu olduğunu yazan bir makale ABD'de bir bilim dergisinde yayınlanınca 400'den fazla kişi internet üzerinden dergiye ulaşarak bu yolculuk için gönüllü olduklarını bildirdi.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) Mars'a sadece 3 aylığına gönderdiği tekerlekli robotlardan Spirit, Kızıl Gezegen'de 7. yılını doldurdu.

Fox News'e göre, golf arabası boyutlarındaki robotlardan 4 Ocakta Mars'a inen Spirit, 1,5 yıl önce saplandığı kumluk arazide mahsur bulunurken, 25 Ocakta Kızıl Gezegen'e inen ikizi Opportunity, dev Endeavour kraterinde hala çalışmaya ve gözlem yapmaya devam ediyor.

Mars'ın geçmişteki su faaliyetiyle ilgili kanıt bulmak üzere gönderilen ve "kullanım süreleri" çoktan biten robotlardan, Spirit kuma saplanmasının ardından mart ayında da Dünya ile iletişimi kesti.

Ancak Mars'ın robot programı yöneticileri, "gözü pek" Spirit'in birkaç ay sonra uyanabileceğini düşünüyorlar.

Mars yüzeyinde yaklaşık 2 bin 500 gün geçiren iki robot da Kızıl Gezegen'in bir zamanlar sulu, sıcak bir yer olduğuna dair birçok kanıt bularak bilimadamlarının bu gezegenle ilgili anlayışlarında köklü değişiklikler sağladı.

Yıldırım, gök gürültüsü ve şimşekle görülen, gökyüzü ile yer arasındaki elektrik boşalmasıdır.Şimşek, bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışığa denir.Gök gürültüsü ise, şimşek çakması ya da yıldırım düşmesinden yaklaşık 5 6 saniye sonra duyulan, patlamaya benzer çok yüksek sestir. Çünkü ışık hızı ses hızından fazladır. Volkanik patlamalar ve kum fırtınaları esnasında da, toz veya kül bulutu içerisindeki statik elektrik nedeniyle yıldırım oluşabilir

Yıldırımdan Korunma Yolları

Yıldırımın bir insanın üzerine düşme ihtimali çok azdır ancak imkansız değildir. Bu nedenle yağışlı havalarda çok dikkatli olunmalıdır. Yapılan incelemeler sonucunda bir bölgeye yıldırım düşmeden önce vızıltıya benzer bir ses duyulduğu, deride karıncalanmalar olduğu ve saçların dikleştiği tespit edilmiştir. Eğer böyle bir durum söz konusu ise muhtemel bölgeden derhal uzaklaşılmalıdır.

Nadiren görülen gökyüzü olayının nefes kesen bir fotoğrafı çekildi

Haber, Bu gözalıcı günbatımı manzarası Güneş’e milyonlarca buz kristali ardından bakılmasıyla meydana geliyor. Su, üst atmosferde donduğu zaman, ‘elmas tozu adı verilen’ küçük ve altı yüzlü buz kristallerinin milyonlarcası meydana gelir.

Günbatımı veya gündoğumu sırasında düşmekte olan bu kristallerle aynı düzlemden geçen bir uçağın içindeki yolcunun karşılaşacağı manzara da böylece ortaya çıkar. Her bir kristal, güneş ışınlarını kıran minyatür birer lens gibi davranır ve ‘Güneş köpekleri’ olarak da bilinen bu fenomeni doğurur.

Astronomlar, Büyük Patlama'nın ardından kainatın evriminde "kayıp halkayı" bulduklarını söylediler.

Bilim insanları yıllardır uzayın "karanlık çağlarına’" (13,7 milyar yıl önceki Büyük Patlama ile ilk yıldızların oluşumu arasındaki dönem) dair bilgi sahibi değildi.

Ama Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, büyük bir kara delikten yayılan bir ışığı yakaladı ve bunun evrenin tarihinin bilinmeyen kısmına ışık tutacağını söylediler.

Bilim insanları, ilk yıldızların kalıntılarını ve Güneş’ten 25 kat daha büyük patlayan bir yıldızın patlamasına ait kanıtları keşfetti.

Güneş’in uzaya doğru uzanan parlak gazyuvarı olan ‘taç’ kısmının neden yüzeyden çok daha sıcak olduğu anlaşıldı.

Gökbilimciler tarafından uzun yıllardır Güneş’in dış atmosferinin yani tacının yüzeyinden çok daha sıcak olduğu bilinmesine karşın bunun nedeni belirsizdi.

NASA’nın ‘Güneş Dinamikleri Gözlemcisi’ adlı uydusu ile Japonya’nın Hinode uydusunun görsel güçlerinin işbirliği sayesinde bilimciler, Güneş’in yüzeyinden taç kısmına doğru fışkıran ve bu tabakayı milyonlarca dereceye ısıtan plazma fıskiyelerini doğrudan gözleyebilme imkanı yakaladılar.

‘İğne’ olarak adlandırılan bu küçük ve dar fıskiyelerin varlığı uzun süredir bilinmesine karşın, doğrudan incelenmeleri daha önce mümkün olmamıştı ve önemli bir etki etmeyecek kadar soğuk oldukları düşünülüyordu. Fakat bu noktalara ‘güçlü’ gözlerle tekrar bakılınca fıskiyelerin Güneş’in iç kısmındaki enerjiyi sıcak tacı oluşturmak üzere dışarıya taşıdıkları belirlendi.

WASHINGTON - Güneş fırtınalarını daha iyi anlamayı ve Dünya’ya etkilerini öngörmeyi sağlayacak her biri bir golf aracı büyüklüğünde ve 620’şer kilogram ağırlığındaki uzay araçları Florida’daki Cape Canaveral’daki askeri üsten Ekim ayında fırlatılmış ve güneşin yörüngesine girmişti.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi’nden (NASA) yapılan açıklamada, ikiz araçların birbirlerinden yılda 45 derece uzaklaştığı ve şimdi de stereografik (izdüşümle bir ekran üzerine alınan görüntülerin gövdelenmiş olarak gösterilmesi biçimi) ölçüler almaya olanak sağlayacak konumlarını kaydetmeye başladıkları belirtildi.

Açıklamada, Stereo’nun başlıca amacının, uçakların ve uzay araçlarının bütün iletişim sistemlerini etkileyen, dünyadaki elektrik dağıtımını bozan ve uzaydaki astronotlar için tehlike oluşturan güneşte meydana gelen fırtınaları izlemek olduğu hatırlatıldı.

Yeni model olan Mac Pro ufukta belirdi. Apple şirketinin MAC’lerini göz ardı ettiğini düşünmeyin, işte karşınızda yepyeni özellikleriyle beraber Mac Pro, hem de sistem kralı..

Apple dört gözle beklenen yeni Mac Pro bilgisayarlarının müjdesini verdi. Yeni Mac’ler tam tamına 12 adet çekirdeğe kadar işlemci desteği sağlıyor. 12 çekirdeğe ulaşabilmek için iki adet 6 çekirdeğe sahip olan Intel Xeon 3.33 GHz işlemci takabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra bu kadar kuvvetli bir sistemi kaldırabilmek için yanında çok sağlamda bir güç kaynağına ihtiyacınız var.

Yeni Apple Mac Pro’lar beraberinde 1 GB ATI Radeon HD 5770 ekran kartı getiriyor. Arzu eden kullanıcılar bu kartın modelini 5870′e çıkartabiliyorlar. Ayrıca 8 çekirdekli Mac Pro için 32 GB DDR3 ECC SDRAM kullanabiliyorken, belleğini de SSD’de 512 GB, SATA’da ise 2 TB’a kadar yükseltebiliyorsunuz.

Kanada'da babası gibi amatör olarak astronomiyle ilgilenen 10 yaşındaki bir kız çocuğu, süpernova (yıldız patlaması) keşfetti.

Kanada Kraliyet Astronomi Kurumunun bugün yayımladığı bildiride, ülkenin doğu kesimindeki Fredericton'da yaşayan Kathryn Aurora Gray'in böyle bir keşifte bulunan en genç kişi olduğu belirtildi.

Bildiride, babasıyla çalışan Gray'in teleskopla alınan uzak galaksilerin görüntülerini bilgisayarda incelerken süpernovayı tespit ettiği kaydedildi.

Gray'in yıldız patlamaları içerisinde yapılan derecelendirmede 17. büyüklükte olan bu süpernovayı, dünyadan 240 milyon ışık yılı uzaklıkta C 3378 adlı galakside, zürafa takımyıldızında bulduğunu söylediği belirtildi.

Kathryn Grey'in keşfi, iki gökbilimci tarafından da teyit edilerek Uluslararası Astronomi Birliği Merkez Bürosuna Bildirildi ve ''Supernova 2010lt'' ismiyle kayda geçirildi.

Tablet dünyası giderek genişliyor ve bilişim sektöründe farklı markaların ürettiği tablet modelleri yerini almaya devam ediyor.

2011 CES fuarında sergilenen birçok tablet modelinin arasında bir de Gigabyte Şirketi’nin yeni tablet modeli olan S1080 yer alıyor. Gigabyte S1080 modeli bünyesinde çift çekirdekli N550 bulunduruyor ve model Windows 7 işletim sistemi ile çalışıyor.

Chrome için kusursuz bir eklenti desteği isteyenler: Yakında çok daha fazlasını elde edeceksiniz…

Google’ın kendi tasarım ve uygulama anlayışının bir yansıması olan tarayıcısı Chrome, bilgisayar kullanıcılarının bir bölümü tarafından beğenilse de henüz bu beğeni kullanım oranlarına yeterince yansımıyor. Bunun en büyük sebebi ise eklenti konusunda göze çarpan eksiklik.

En hızlı tarayıcılardan biri olan Chrome’un, Firefox ile yarşır hale gelebilmesi için eklenti özelliğini devreye sokması gerektiği biliniyor. Google da bu konudaki çalışmalarını hızlandırdı. Hatta bu eklentilerin bir araya toplanacağı özel bir galeri sitesi için çalışmalar da başladı. Firefox eklentilerinin bir arada bulunduğu eklenti sitesinin bir benzerini Google da yakın zamanda açacak.

Henüz zamanı belli değil ama muhtemelen oldukça yakın bir zamanda Chrome için eklentileri ve bunların bir arada bulunacağı Google sayfasını görebileceğiz.

Avrupa Uzay Ajansı’na ait Goce uydusu, yeryüzünün bölge bölge yerçekimi haritasını çıkardı. Uydudan gönderilen bilgilerle oluşturulan harita, deprem çalışmalarından oşinografiye pek çok alanda kullanılabilecek.
Bilgi toplamaya henüz 47 gün olmasına karşın Goce’nin gönderdiği veriler, çekim alanlarının bölgeler arasında nasıl farklılık gösterdiğini net şekilde ortaya koyuyor.Haritada kırmızı bölgeler yerçekiminin görece yüksek, mavi alanlarsa düşük olduğu yerleri gösteriyor.

Başka deyişle haritadaki kırmızı bölgelerde tartıldığınızda tartının göstereceği kilonuz, mavi bölgede tartıldığınızda göreceğiniz ağırlıktan küçük bir miktar fazla çıkacak.

Yeryüzünde çekim derecesindeki farklılık, Dünya’nın tam bir küre olmayıp hafif eliptik bir profile sahip olması, yer kabuğundaki yüksekliklerin bölgeler arasında büyük farklılıklar göstermesi ve bazı bölgelerde yoğunlaşan madenlerin çekimi etkilemesi gibi nedenlerle ortaya çıkıyor.

Abu Dabi’de yapay yağmur yağdırmayı başaran biliminsanları çölleri bereketli ovalara dönüştürmeye hazırlanıyor.

Almanya Max Planck Meteroloji Enstitüsü’nden biliminsanları, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de yapay yağmur yağdırmayı başardı.

Uzmanlar kullandıkları yeni bir teknolojiyle, geçen yıl yaz aylarında ellinin üzerinde sağanak yağmur yağdırmıştı.

Projede, iyon yayıcı aygıtlar kullanılarak negatif yüklü elektronlar üretiliyor ve bu parçacıkların atmosferde bulunan küçük toz parçacıklarına tutunarak yapay bulutları oluşturması sağlanıyor.

Çöllerin toz yoğunluğu bakımından zengin olması nedeniyle yapay yağmurlar için daha elverişli bir zemin sağladığı düşünülüyor.

Projenin maliyeti hayli tuzlu... Yıllık maliyet 6 milyar dolar olarak gösteriliyor.

Dev projeyle biliminsanları bir mucizeyi gerçekleştirerek çölde bereketli tarıma elverişli yeşil ovalar yaratma peşinde..

Microsoft Şirketi uzun zamandır gündemde olan ve bu konuda kesin bir bilgi bulunmayan gelecek nesil yonga sistemi hakkında bazı duyurula yaptı. Gelecek nesil sistemlerde Windows’un yonga üstü sistemleri destekleyeceğini belirten şirket, ortalıkta dolaşan dedikoduların ve spekülasyonların sona ermesini sağladı.

Gelecek planları arasında yonga üstü sistem mimarisi bulunduğunu açıklayan Microsoft, Windows’un bundan sonra pazara sunulacak olan versiyonlarında yeni nesil mimarinin destekleneceği belirtildi. Ayrıca Microsoft’un, ARM tabanlı bu mimariyi desteklemek için NVIDIA, Qualcomm ve Texas Instruments gibi şirketlerle ortaklık yapacağı açıklandı.

Gökyüzünün en detaylı haritasının tamamını aynı anda bütünüyle görebilmek için 500.000 adet yüksek çözünürlüklü ekrana ihtiyaç duyuluyor.

Haber, Harita, Amerika’nın New Mexico eyaletinde bulunan Apache Point Gözlemevi’ndeki 2,5 metrelik teleskopla 1998 yılından bu yana çekilmiş olan milyonlarca fotoğrafın bileşiminden oluşuyor. Haritanın oluşturulduğu proje şu an üçüncü safhasına girmiş durumda.

Proje ekibinden Mike Blanton ortaya çıkan trilyonlarca piksellik verinin, üzerinde yıllar boyu çalışılabilecek bir miras olduğunu belirtiyor.

Veriler henüz toplanma sürecindeyken bile, Samanyolu’nun çevresini turlayan küçük ve soluk gökadaların keşfi ile evrenin çeşitli haritaları gibi bir çok yeni bulguya önayak olmuş.

Tutulmalar çok eskiden beri bilinen gök olaylarıdır. Yer ve Ay, diğer gezegenler gibi Güneş’ten aldıkları ışınları yansıtarak kendilerini gösterirler. Ay, Yer çevresinde; Yer, Ay ile birlikte Güneş çevresinde yörünge hareketlerini yaparken Güneş’e dönük yüzleri aydınlık, öbür yüzleri karanlıktır ve karanlık tarafta uzayda birer gölge konisi oluştururlar. Ay, Yer’in gölge konisine girdiğinde Ay tutulması, Ay’ın gölge konisi Yer üzerine düştüğünde ise Güneş tutulması meydana gelir. Özetle, Ay ve Güneş Tutulmaları Ay, Güneş ve Yer’in uzayda birbirlerine göre konuşlanmalarının bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Piramit Nedir?

Tabanı kare şeklinde olup köşelerin tepede tek bir noktada birleşmesiyle oluşan geometrik şekildir. Dört eşit büyüklükte üçgen yüzeye sahip olan piramitler, inşa edildiklerinde mühendislik açısından son derece sağlam bir yapı sergilemektedirler.

Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş tek yapı Mısır‘daki Gize piramitlerinden Keops piramitidir.

Piramit şeklindeki yapılar sadece Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.

Bilimadamları, 2010'da da uzay konusunda ve astronomi çalışmalarında önemli buluşlara imza attı.

Space.com'un derlemesine göre, bilimadamlarının bu yıl içinde uzay konusunda yaptıkları en önemli 7 buluş şöyle:

1- İlk yaşanabilir dış gezegen mi?

İnsanoğlu yıllardır uzayda yalnız olmadığı haberini beklerken, eylülde astronomlar, yıldızının yaşanabilir bölgesinde bulunan bir yabancı dünya keşfettiklerini açıkladı. Dünya'nın ölçülerine yakın Gliese 581g adlı dış gezegen, sıvı su için ve belki de yaşam için uygun bir yörüngede bulunuyor.

Gezegeni keşfedenlerden California Üniversitesi öğretim üyesi Steven Vogt, bu gezegende yaşam şansını yüzde 100 olarak hissettiğini söylerken, İtalya'nın Cenova Gözlemevi'nden astronom Francesco Pepe, kendisininkinin ve başka ekiplerin bu gezegenin varlığından şüpheli olduklarını açıkladı.

2- Dünya'ya göktaşı tozu getirildi.

HTC firmasının Windows Phone 7′li Seon planı da internette kulaktan kulağa yayılmakta. Bu sır dolu telefonun öyle önemli bir özelliği bulunmakta ki…

Konu yeni çıkarılacak bir şeyi gizlemek olduğu vakit, HTC kesinlikle bunu başarabilen şirketler arasında son sıralarda bulunuyor.

Engadget’ten yapılan habere göre; HTC yeni bir akıllı cep telefonunu Windows Phone 7 ile beraber satışa çıkarmaya hazırlanıyor. Bunun yanı sıra altında bir kızak bulunan telefonun adı, T8788 olarak belirlenmiş gözüküyor.

Yalnız telefonun altındaki kızak sistemi bir klavye için tasarlanmamış gözüküyor. Onun yerine tam performans sağlayabilecek bir ses sistemini barındıran kızak, üst düzey bir multimedya platformu sunuyor.

Telefon hakkında bunun dışında detaylı bir bilgi bulunmadığı gibi bu senenin Ekim ayında piyasada olması bekleniyor.

Avrupalı bilimadamları, kolu kesilen bir kişiye düşünce gücüyle hareket edebilen robot el taktılar.

Bilimadamları, bir ay süren deneyde, ilk kez bir hastanın, sinir sistemine bağlanan biyomekanik eliyle, düşünce gücünü kullanarak karmaşık hareketler yapabildiğini bildirdiler.

İtalyanların başını çektiği bilimadamları ekibi Roma'da yaptıkları basın toplantısında, trafik kazasında dirseğinden itibaren sol kolunu kaybeden Pierpaolo Petruzziello adlı hastanın koluna geçen sene elektrodlarla protez bağladıklarını, elektrodların bağlı olduğu bir ay süreyle hastanın parmaklarını hareket ettirmeyi, yumruk yapmayı ve eşyaları tutmayı öğrendiğini anlattılar.

Bilimadamları, deney süresince protezi kola takmadıklarını sadece elektrodlarla bağladıklarını vurguladılar.

Basın toplantısında 26 yaşındaki Petruzziello'nun konsantre olarak elini nasıl hareket ettirdiğinin görüldüğü bir video da gösterildi.

Norveç basınında yer alan haberlere göre, ülkenin kuzeyindeki bir dağın arkasında ortaya çıkan mavi ışık gökyüzünün ortasında durduktan sonra daireler biçiminde hareket etmeye başladı ve birkaç saniye içinde de bir spiral tüm gökyüzünü kapladı.
Ardından bir yeşil-mavi ışık hüzmesi spiralin ortasından çıktı ve 12 dakika süreyle insanları şaşkınlığa uğrattıktan sonra yok oldu. Halk, Norveç Meteoroloji Enstitüsünü telefon yağmuruna tutarak, gizemli ışıkların nedenini öğrenmeye çalıştı.

İlk tahminler, Rusya'nın gizli bir füze denemesi yaptığı yolundaydı. Ancak bir Rus gazetesi Rusya'nın o bölgelede hiç füze denemesi yapmadığını yazmasıyla merak iyice arttı. Neyse ki Moskova daha fazla gizlemedi ve bugün yaptığı açıklamada, bölgede Bulava adlı kıtalararası balistik füzenin denemelerinin yapıldığını bildirdi.

Son yorumlar