bilimveteknik.com Bilim ve Teknik



Hayatımızı Kolaylaştıran 6 Buluş ve Öyküleri

TELEFON

Mucit: Alexander Graham Bell

Graham Bell’in annesi doğuştan sağırdı. Bell’in babası ve dedesi kendilerini işitme engellilere yardıma adadılar. Graham Bell de aynı yoldan gitti işitme engelli insanların işitmelerini sağlayacak cihazlar yapmak istiyordu. Thomas Watson adlı bir elektrik mühendisi ile birlikte çalışmaya başladı. Eline bir kitap geçti kitapta sesin kablolar aracılığı ile aktarıla bileceği yazıyordu Bell bunun üzerine yoğunlaştı.

Bell ve Watson sesin tel üzerinde iletildiğini ortaya çıkardı ancak ses hiç anlaşılmıyordu. 14 şubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediği patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:

“Mr. Watson —Come here —I want to see you” (“Bay Watson. Buraya gelin. Sizi görmek istiyorum.”)

Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 135 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell’in sesini “telefon”dan duydu. ABD’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne denk gelen bu buluşu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı.

Peki neden ALO diyoruz…

“Alo” sözcüğü gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo’dur. Bu genç kız telefonu icat eden A.Graham Bell’in sevgilisiydi. Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti.

Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo’dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell telefonu açar açmaz “Allessandra Lolita Oswaldo” diyordu. Bell zamanla sevgilisine adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu “Ale Lolos” diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell sevgilisinin adını daha da kısalttı ve öne iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad “Alo” idi. Allessandra Lolita Oswaldo geliştirip tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell’i telefonuyla başbaşa bırakıp onu terketti.

TELEVİZYON & RADYO

Radyonun temelini atam Nikola Tesla’dır. İtalyan Mucit Guglielmo Marconi Radyoyu icat eden kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Rus mucit Alexander Stepanovitch Popov ise anlaşılabilen ilk radyo dalgalarını iletmeyi başarmış ancak bu icadı için patent almamıştır. Popov, Lodge veMarconi, Edward Branly’nin bulduğu Branly Tüpü adı verilen ve radyo dalgalarını saptamak için kullanılan bir aracı geliştirmeye çalışıyorlardı. 1890 yılında başlayan bu geliştirme çabaları 1895 yılında Marconi ve Popov’un birbirlerinden habersiz bir şekilde geliştirmeleri ile sonlanacaktı. 1896 yılında ise ilk defa Popov tarafından “Heinrich Hertz” ismi Mors alfabesi kullanılarak anlaşılır bir şekilde iletildi.

Televizyon 1923 yılında, John Logie Baird tarafından İngilterenin’nin Hastings kasabasında icat edilmiştir. İlk televizyon görüntüsü ise yine Baird tarafından 1926 yılında yayınlanmıştır. Başlangıçta noktalar halinde ve titrek olan görüntülerin kalitesi Baird tarafından geliştirilmiştir. Baird’in televizyon sisteminde mekanik olarak döndürülen diskler kullanmasına karşın aynı dönemde Marconi Emi sistemi gibi elektronik olarak işleyen rakip sistemler de üretildi.

1930′ların başında televizyon elektronik eşya olarak satılmaya ve geniş kitlelere hitap etmeye başladı.

BİLGİSAYAR

Bilgisayar belirli komutlara göre veri işleyen ve depolayan bir makinedir.
Bilgisayarlar çok farklı biçimlerde karşımıza çıkabilirler. 20. yüzyılın ortalarındaki ilk bilgisayarlar büyük bir oda büyüklüğünde olup, günümüz bilgisayarlarından yüzlerce kat daha fazla güç tüketiyorlardı. 21. yüzyılın başına varıldığında ise bilgisayarlar bir kol saatine sığacak ve küçük bir pil ile çalışacak duruma geldiler

Ünlü Fransız matematikçisi Blaise Pascal’ın 1642 yılında vergi tahsildarı olan babasının işini kolaylaştırmak için yaptığı hesap makinesi tarihe ilk bilgisayar olarak geçmiştir. Ancak bu makine çok kabaydı ve sadece toplama ve çıkarma yapabiliyordu.

1694 yılında Gottfreid Wilhelm adlı Alman bilim adamı bu hesap makinesini geliştiriyor ve dört işlem yapan bir makine icat ediyordu.

1937 yılında Amerikalı bilim adamı Howard Hathaway Aiken trigonometri ve logaritma çözebilen bir hesap makinesi yapmayı başarmıştır.

II. Dünya Savaşı patlak veriyor ve savaşan orduların daha hızlı işlem yapabilen bilgisayarlara ihtiyaç duyuyorlardı. Bunun üzerine Amerikalı elektrik mühendisi J.Presper Eckert ile John W.Mauchly ‘nin ekibi hala kullandığımız Ram’lı bilgisayarların atasını yapmayı başardı. Bu bilgisayarın içerisinde dolaşılabiliyordu. Harcadığı enerji ise saatte 180 kw idi.

1952 yılında ise bu bilgisayar geliştirildi ve ticari olarak satılmaya başlandı.

1962 yılında bilgisayarlarda binlece transistörler birleştirildi ve entegre devreler yapıldı.

1972 yılında bugünkü Microsoft’un kurucusu Bill Gates yaptığı yazılımlarla bilgisayarları çok kullanışlı bir hale getirdi.

BUZDOLABI

Mucit:Karl Linde

Karl Linde ilk elektrikli buzdolabını yapay olarak 1877′de yapmayı başardı. Fakat bu buzdolabı aslında yiyeceklerin bozulmaması için soğuk ortamın gerekliliğinin ispatı niteliğindeydi. Çünkü bu haliyle kullanılabilir bir yapıdan oldukça uzaktı. Linde’ nin cihazı, yiyecek kabininin arkasına freon gazı yerine metil ether gibi son derece patlayıcı bir gaz pompalıyordu. Güvenlik endişesi sebebiyle pek kullanılamadı. Sonraki yıllarda ise, freon gazı kullanılan ilk buzdolabını Balzer Von Platen ve Carl Munters birlikte tasarladı.

BULAŞIK MAKİNESİ

Mucit: Josephine G. Cochran

19. yüzyılın sonlarında birçok kadın araştırmacı bulaşık yıkayacak bir makina yapabilmek için değişik fikirler öne sürüyordu. Ancak ilk patent 1885′te Josephine G. Cochran tarafından alındı ve 1889’ da tarihin ilk elektrikle çalışan ilk bulaşık makinesini yapmayı başardı. Sistemi çok basitti: Alt kısımda yeralan iki silindir ile pompalanan su ve sabun, makinanın içinde bulaşıkların dizildiği raflara pompalanıyordu. Daha sonra yeniden pompalanmak üzere emici silindirler bu suyu çekiyordu. Evlerde kullanılmak üzere üretilen makinalar, yan taraflarında bulunan kol yardımı ile çalıştırılıyordu. Daha büyük ihtiyaç görülen işyerlerinde ise buhar gücünden faydalanılıyordu. Sonraki yıllarda ise, sistem daha da geliştirilerek günümüzdeki halini almıştır.

ÇAMAŞIR MAKİNESİ

Mucit: Ala Fischer

1906’ da Ala Fischer, ilk çamaşır makinesini icat etti. Makinenin içine yatay olarak yerleştirilmiş metal tamburlara kirli çamaşırlar konuluyordu. Tambur, elektrik motoru yardımıyla döndürülüyor ve hareket sırasında çamaşırlar sürekli suyla temas ederek temizlenmiş oluyordu. Bu sistem günümüzde kullanılan otomatik çamaşır makinesinin de temelini oluşturmaktadır. İlk kurutuculu çamaşır makinesi ise 1924’ te yapıldı. Çamaşır makineleri bu tarihten itibaren sürekli gelişerek günümüzdeki halini aldı.

Kaynak:muhendisbeyinler.net

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar